Zamanın farklı yansımalarını eserlerine taşıyan heykeltıraş Ekber Sürsal, tasarım dünyasında gezgin bir ruh haline sahip. Her bir eserinde vermek istediği mesajı, eserine dokunan ya da eserine göz gezdiren bireylerin özgür yorumlamasına bırakan Sürsal, böylece çok yönlü bir iletişim süreci kurguluyor. İstanbul İdealtepe’deki atölyesinde kendine has, samimi ve sürdürülebilir bir atmosfer yaratan Sürsal; kıyıya vuran tahta parçalardan, doğaya karışması mümkün olmayan plastik malzemelerden ve farklı atık malzemelerden özel heykeller, lambalar, yüzük-küpe gibi aksesuarlar ve çantalar tasarlıyor.
Farklı malzeme gruplarına odaklanıyor
Heykeltıraş Ekber Sürsal, çok yönlü kişiliği ile öne çıkan sanatçılarımızdan biri… ABD’de Wichita State Üniversi tesi’nde çeşitli heykel atölyesi çalışmalarına katılan Sür sal, 1994 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fa kültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. 1997-2001 yıl ları arasında reklam sektöründe, 2001-2007 yılları arasın da da yayıncılık sektöründe hizmet veren Sürsal, sonraki dönemde ise prodüksiyon alanında re-touch sanatçısı olarak çalıştı. Mesleki deneyimini belli bir boyuta getir dikten sonra yüksek lisans eğitimine odaklanan Sürsal, 2009-2010 yılları arasında Işık Üniversitesi Sosyal Bilim ler Enstitüsü Sanat Bilimi Alanı’nda ‘Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı’na devam etti. Program dahilinde Prof. Halil Akdeniz’den resim ve Yrd. Doç. Bü lent Çınar’dan heykel dersleri aldı. Yüksek lisans tezini ise ‘El Greco ve Francis Bacon’ın, Varlık ve Zaman Bağlamın da Deformasyon İlkesine Yönelik Bir Analoji’ konusu üzerine tamamladı. Ocak 2019’da Galeri+ Selvin İstanbul’da ‘Zamansız’ adlı sergisiyle yer alan Sürsal, şu an farklı bir lamba sergisi hazırlığın da… Sürdürülebilir ve doğaya karıştığında yok olmayacak malzemeleri değerlendirerek farklı objeler tasarlayan Ekber Sürsal, hayatın her alanında kullanılabilecek farklı malzeme gruplarıyla sürdürülebilirliğe farklı bir atıfta bulunuyor.
“Eserler, kendini anlatmalı”
Ekber Sürsal, Gökhan Ercan’ın heykel atölyesinde 3 yıl birlikte çalıştıklarını, son 4 yıldır ise İstanbul İdealtepe’deki atölyesinde kendi çalışmalarına yöneldiğini söylüyor. Ekber Sürsal, heykel çalışmalarında kâğıtla polyesteri birleştirerek ilerliyor. Polyester ve plastik türevli malzemelerin, doğaya karışabilen malzemeler olmadığını vurgulayan Sürsal, “Plastik hayatın her alanında kullanılan bir malzeme… Plastik, ahşap ve kâğıdı bir araya getirerek bir zıtlık oluşturuyorum. Plastik; insan yapımı, ahşap ise doğal bir malzeme… Bu malzemeleri uzlaştırarak eklektik bir yapı oluşturuyor ve farklı malzeme gruplarını uyumla nasıl bir araya getirebileceğime yönelik araştırmalar yapıyorum. Pigment boya kullanıyorum. Tasarımlarımda ışık geçirgenliğine ve şeffaflığa da önem veriyorum. Bu da farklı bir efekt yaratıyor. 7 yıldır bu konseptte çalışıyorum. Işık, gölge, boşluk ve derinlik gibi kavramlar, heykel çalışmalarının temelini oluşturuyor. Farklı malzeme ve enstrümanları bir araya getirerek, insanlara bir soru sormak istiyorum. Sergilerim sırasında izleyici gelip bana soru soruyor. Aslında bu soruyu bana değil, yapılan işe sormalılar. İşle izleyici arasında bir ilişki kurulup kurulmadığını gözlemliyorum. Dolayısıyla işimi anlatmak yerine işin; insanlarla bağ kurmasını, izleyiciye soru sorarak ve kendisini anlatarak bir etkileşim yaratabilmesini istiyorum. Çalışmalarımda zamana atıfta bulunuyorum. Alıp veremediğim, çözümlemeye çalıştığım şey de bu, yani zaman…” yorumunda bulunuyor.
Lamba sergisine hazırlanıyor
Form oluşturma noktasında Zamansız sergisine hazırlanırken; ahşap, plastik, epoksi ve maden türü (bronz-bakır-pirinç), kraft kağıt, mukavva gibi değişik malzeme gruplarını kombine ederek orijinal lamba tasarımlarına odaklanan Ekber Sürsal, Ekim 2020’de Galeri +Selvin İstanbul’da, bu kez lamba tasarımlarından oluşan bir sergiye imza atacak. Geri dönüşüm malzemelerinden faydalanarak hazırladığı lamba tasarımlarında kıyıya vuran, kendine göre farklı hikâyeler barındıran ahşapları kullanan Sürsal, bu tarz malzemeleri doğadan alıp, insanın ürettiği plastik ve beton gibi malzemelerle bütünleştiriyor ve lamba konseptine yepyeni bir form kazandırıyor. Malzemeyi uzlaşmacı bir çizgiye getirerek sürdürülebilir kılan Sürsal, aynı düşünce yapısına yatırım yaparak yüzük, kolye ucu, broş, küpe ve çanta gibi farklı aksesuarlar da tasarlıyor. Bu malzeme gruplarını ise Bozcaada’da bir arkadaşının mağazasında satıyor. Aynı konsept doğrultusunda farklı çanta modellerine de yönelen Ekber Sürsal, “PVC ve kâğıt-oluklu mukavva kombinasyonlarıyla yaptığım çanta modelleri de büyük beğeni topluyor.” diyor.