Bu heykel, okyanusun en derin ve gizemli katmanlarından süzülüp gelen ultra mavi rengiyle, arkeolojik bir buluntu gibi karşımıza çıkan kayıp kıta Atlantis’e sanatsal bir saygı duruşunda bulunuyor. Heykelin göğe yükselen üçgen formu, sular altında kalmış kadim bir uygarlığın mimari ihtişamını ve sarsılmaz geometrisini temsil ederken; yüzeyindeki insan ve hayvan figürleri, bu kayıp dünyanın yaşanmışlıklarını günümüze taşıyan birer epik anlatıya dönüşüyor. Tek renkli (monokrom) yapısı, esere bir mitoloji kitabının sayfalarından fırlamışçasına zamansız bir karakter kazandırıyor. Labirentvari geçitler, merdivenler ve karmaşık dokular, izleyiciyi bu mavisel dehlizlerin içinde arkeolojik bir keşfe davet ederek, insanlık tarihinin en büyük efsanelerinden birini modern ve görkemli bir sütun formunda yeniden canlandırıyor.
Etilen Vinil Asetat,
Karton, Akrilik, Plastik
11x56x195 cm.